5 duyu organımızdan birisi olan göz; gündelik hayatımızda beynimize gelen verilerin yüzde 85’ini elde eder. Göz ile ilgili şikayetiniz olmasa bile her sene düzenli olarak kontrol edilmesi gerekmektedir.

Yaşam kalitemizi oldukça etkileyen göz sağlığı, eğer kontrol altında tutulmazsa kalıcı hasarlara (körlük vb.) sebep olabilmektedir. Sizin ve gözlerinizin sağlığı bize emanet. Bu yüzden en ileri teknolojik olanakları kullanarak dünya standartlarında hizmet veren kliniklerle çalışıyoruz.

TEDAVİLER

Göz İçi Lens tedavileri

Karatakt tedavileri

Göz Lazer Ameliyatı

Göz Kapağı ve göz  çevresi cerrahisi


GÖZ İÇİ LENS TEDAVİLERİ

Akıllı Lens olarak da adlandırılan trifokal lensler, uzun zamandan beri katarakt ameliyatlarında uygun hastalar için kullanılmaktadırlar. Akıllı lensler, tek bir odak probleminin değil, çoklu odak problemlerinin çözümüne yönelik imkan sunan üç odaklı göz içi lenslerdir. Bu sayede gözü lazer tedavisine uygun olmayan göz kırma kusuruna sahip hastaların tedavilerinde de kullanılabilmektedirler. Tedavi sonrasında hastalar gözlüksüz olarak hem uzak hem yakın mesafede odak gerektiren işleri kendi başlarına yapabilmektedirler.

İnsan gözünün odaklanma gücünün %70’i kornea tabakası %30’u ise doğal göz merceği sayesinde sağlanmaktadır. Sağlıklı bir gözde, doğal göz merceği yapısı dolayısıyla esneyerek hem uzağa hem de yakın mesafelere odaklanmamızı sağlar. Yaş aldıkça, özellikle 40 yaş sonrasında birçok kişide göz esnekliğini kaybeder ve yakını görme sorunu yaşamaya başlarız.

Modern toplumda, tüm mesafeler için net görüşün önemi küçümsenemez. Özellikle bilgisayar kullanımı, televizyon seyretme, telefon ekranına bakma ve kitap okuma gibi eylemler günlük hayatımızın rutininde yer etmiş eylemlerdir. Özellikle yakın görüşte yaşanan problemler yaşam kalitesini düşüreceği yadsınamaz.

Gözlük ve kontakt lens kullanımı yakın görüşün düzeltilmesinde kullanılan tedavi yöntemlerinden ilk akla gelenlerdir. Bazı hastalar gözlük veya kontakt lens kullanmayı çeşitli sebeplerden dolayı istemezler. Ayrıca lazer tedavisi de genel olarak 45 yaş üstü hastalar için uygun olmamaktadır. Bu hastalar için önerilen tedavi yöntemi ise akıllı lens operasyonudur.

Clear lens extraction yani saydam lens çıkarılması ile erken katarakt ameliyatı yapılarak hem hastaların ileride yaşayabilecekleri katarakt probleminin öncesinde önüne geçilir hem de yakın, orta ve uzak mesafelerde, gözlüksüz olarak tam bir görüş elde etmeleri sağlanır.

Özellikle ileri yaşlarda sık gözlemlenen bir diğer durum ise doğal göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi yani katarakt hastalığıdır. Hastalığın başlangıcında uzak görüşte sorun yaşanıp, yakın gözlük kullanımı olmadan net görülmeye devam edilse de, süreç ilerledikçe yakın görüşte de bozulmalar olmaktadır.

Kataraktın kalıcı tedavisi, yapısı bozulan doğal göz merceğinin cerrahi müdahale ile eritilip yerine yapay göz içi lens takılmasıdır. Ayrıca presbiyopi (yakını görme sorunu) tedavisinde de göz içi lensler kullanılabilmektedir.

Bahsi geçen bu göz içi lensler farklı çeşitlere sahip olup, odak noktalarına göre adlandırılmaktadır. Bunlar monofokal (tek odaklı), bifokal (iki odaklı) ve trifokal (üç odaklı) lenslerdir.

Akıllı lensler (üç odaklı göz içi lens) hem yakın, hem uzak hem de orta mesafelerde hastalara net görüş sağlamaktadırlar. Hastalar göz içi mercekler sayesinde, televizyon seyretme, bilgisayar kullanma ve yakın okuma gerektiren tüm işleri tek bir lens ile yapabilmektedirler.

Tüm bu mesafeler için gözlük kullanımını ortadan kaldırmaktadırlar. Özel ve esnek bir maddeden yapılmış olan bu lensler, göz içine yerleştirildikleri andan itibaren ömür boyu kullanım sağlamaktadırlar.

Akıllı Lens Nedir? (Üç Odaklı Göz İçi Mercek)

Akıllı lens, çoğunlukla 40 yaş üzeri katarakt hastalarının tedavilerinde kullanılan, hastaların uzağı, yakını ve orta mesafeleri net bir şekilde görebilmesini sağlayan üç odaklı göz içi lenslerdir. Operasyon sonrasında hastalar için gözlük kullanımı ihtiyacı ortadan kalkmaktadır. Akıllı lensler, trifokal lens olarak da bilinmektedirler.

Ayrıca göz yapıları lazer tedavisine uygun olmayan miyop, hipermetrop ve astigmat hastaları için de kullanılabilmektedirler.

Eskiden monofokal lens olarak katarakt ameliyatlarında kullanılan uzağı ve yakını görmeyi sağlayan tek odaklı lenslerin yanına günümüzde akıllı lensler de eklenmiştir. Katarakt ameliyatlarında akıllı mercek kullanımı ile birlikte hastaların tek bir odak noktası dışında diğer odak noktalarını görebilmeleri için ekstradan gözlük kullanımı durumu ortadan kalkmıştır.

Akıllı lens (üç odaklı göz içi lens), hastanın görüş alanına ve o an odaklanmak istediği noktaya göre esneme gerçekleştirerek hasta için tüm mesafelerde net ve kaliteli bir görüş sağlanmasına yardımcı olur.

Akıllı Lenslere Neden İhtiyaç Duyulur?

Her insanda gözün içinde doğal bir lens vardır ve bu lens hem saydam hem de elastiktir. Her yakına ve uzağa bakışta bu lens, esnekliği sayesinde şekil değiştirerek bakılan mesafeye odaklanabilmektedir. Bu sayede hem uzağı hem de yakını görürüz.

İlerleyen yaşla beraber gözün içindeki doğal lens önce esnekliğini kaybeder. Bir süre sonra yakına bakarken şekil değiştiremez ve yakına odaklanamaz. Zaman geçtikçe daha ileriki yaşlarda ise saydamlığını da kaybeder ve katarakt oluşur.

Yaklaşık 40 yaş civarında esneme özelliğini kaybeden kendi doğal göz içi lensimiz yenisi ile değiştirilebilir bir lenstir. Deforme olan doğal lensimizin yerine Akıllı lens adı verilen yapay bir mercek yerleştirilir. Bu yeni lens artık hem uzağa, hem ara mesafeye hem de yakına odaklanabilecektir. Akıllı mercek (Göz İçi Lens) takılan hastada ileride katarakt oluşmaz.

Akıllı Lensler Nasıl Çalışır?

Göze farklı mesafelerden giren ışık gözümüzde var olan doğal lensten kırılarak retinadaki tek bir odak noktasında birleşir. Böylece bizlerde görüntüyü algılamış oluruz. Gözümüzdeki doğal lensimiz bunu farklı odak noktalarına göre kendisini esneterek yapmaktadır. Üç odaklı göz içi lens içinde de aynı prensipler geçerlidir. Uzak, yakın, orta mesafeden gelen ışığı tek bir lens ile odaklamayı imkanlı kılmaktadır. Akıllı Lensler ile kişinin netlemede problem yaşadığı odak mesafelerine uygun ayarlama yapmak mümkündür. Ayrıca akıllı lensler kişinin göz tipine göre de seçilebilmektedir. Yani akıllı mercekler kişinin ihtiyacına göre özelleştirilebilmektedir. Böylece birden çok farklı mesafeli gözlük ihtiyacını ortadan kaldırmaktadırlar.

Akıllı Lens (Göz İçi Mercek) Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?

Akıllı lens operasyonunda fako yöntemiyle uygulanan katarakt ameliyatındaki yöntemin aynısı uygulanmaktadır. Üç odaklı göz içi lens, doğal göz merceğinin yerine göze yerleştirildikten sonra tekrardan çıkartılıp değiştirilmesi riskli bir işlemdir ve zorunlu olmadıkça uygulanmamalıdır. Bu noktada ameliyat öncesinde yapılan çeşitli tetkikler ve hastanın operasyona uygunluğu ve uygun hasta için uygun tedavi önem arz etmektedir. Akıllı mercek kullanımındaki amaç hastanın tüm mesafeleri optimum kalitede görmesini sağlamaktır.

Hastada göz kuruluğu problemi mevcut ise, ameliyat öncesi süreçte bu problem giderilmelidir. Makula dejenerasyonuna sahip kişiler bu uygulama için uygun değildir. İleri düzey göz tansiyonu problemi yaşayanlar ve şeker hastalığından kaynaklı diabetik retinopati hastaları da akıllı lens için uygun değillerdir.

Hastanın gözünün anatomik yapısı da operasyon için uygunluğu açısından belirleyici bir unsurdur. Hastanın kappa açısı yani gözünün görsel aksı ile anatomik aksı arasındaki mesafe 0.4. mm’nin altında olmalıdır. Bu oran optik biometri cihazları ile tespit edilebilmektedir.

40 yaşını geçmiş uzakta veya yakında ya da her ikisinde görme sorunu yaşayan ve ara mesafelerde görme sorunu yaşayan hastalar tedavi için adaydır. Akıllı lens takılan her göz kendi başına hem uzağı hem yakını görebilecektir.

35-40 yaşından daha genç olanlarda ise göz numarası eğer lazerle düzeltilemeyecek kadar çok yüksekse de Akıllı lens tedavisine başvurulabilmektedir.

Daha önce göz lazer operasyonu geçirmiş kişiler de, eğer göz içi lenslerindeki deformasyon nedeniyle görme azalması, uzağı veya yakını görememe sorunu yaşıyorlarsa trifokal mercekleri tercih edebilirler.

Eğer kişide katarakt varsa ve hem uzak hem de yakını gözlüksüz görmek istiyorsa yine bu tedavi uygulanabilmektedir.

Akıllı Lensler Kalıcı Mıdır?

Evet akıllı lensler kalıcıdır. Göz içi mercekler ile hastanın göz numarası sabitlenir. Bu mercekler göze bir kere yerleştirildikten sonra hasta bu lensleri ömrünün sonuna kadar kullanabilmektedir. Yani hastanın yaşına bağlı olarak bu merceklerde herhangi bir deformasyon söz konusu değildir. Bu nedenden dolayı, hastanın tedavi öncesinde detaylı tetkiklerinin yapılması ve göz numarasının doğru tespiti kritik öneme sahiptir.

Akıllı Lens Uygunluk Testi Nasıl Yapılır?

Akıllı lens operasyonu öncesinde hastanın şikayetlerine göre çeşitli göz testi uygulamaları ve tetkikler yapılmaktadır. Bu tetkiklerde hastanın katarakt veya göz kırma kusuru sorunlarından birine sahip olup olmadığı incelenmektedir.

Öncelikli olarak yaklaşık 30 dakika sürecek genel göz muayenesi yapılır. Bu muayenede görme keskinliği testi ve göz kırma kusurlarının ölçümü gerçekleştirilir. Sonrasında biometri ile göz içi lensin gücünün belirlenmesi sağlanır. SPM, USM gibi yöntemler katarakt hastalığının tespitinde ve operasyona uygunluk sürecinde kullanılabilmektedir.

Ayrıca tonometri, OCT, HTR gibi yöntemlerle hastanın göz tansiyonu açısından bir problemi olup olmadığı tespit edilir. Son olarak herhangi bir retinal problemin varlığının tespiti açısından göz dibi muayenesi gerçekleştirilir. Çünkü glokom hastalığı ve makula dejenerasyonu ve diabetik retinopati gibi hastalıklar akıllı lens tedavisi imkanını ortadan kaldırmaktadır.

Tüm bu tetkiklerin sonunda hasta üç odaklı göz içi lens için uygunsa hastaya ameliyat için randevu verilir.

Akıllı Lens Operasyonu Nasıl Gerçekleştirilir?

Akıllı lens tedavisi, kataraktı olan hastalara ameliyat esnasında çok odaklı lensin koyulması işlemidir. Bu işlem sayesinde hastanın ameliyat sonrası gözlük ihtiyacı ortadan kalkar. Operasyon göz hastanesi ve göz merkezi ortamında uygulanabilmektedir.

Gözlük kullanmak istemeyen 40 yaşını geçmiş uzak ve yakında görme problemi yaşayan ve lazer işlemine uygun olmayan kişilerde, henüz katarakt problemi yaşamasalar da erken katarakt ameliyatı ile akıllı mercek yerleştirilerek farklı mesafeler için olan görme problemleri ortadan kaldırılabilmektedir.

Akıllı lens ameliyatı yapılırken kullanılan yöntem fakoemülsifikasyon yöntemidir. Her bir göz, ayrı günlerde yaklaşık 10 dakika süren bir işleme tabi tutulmaktadır. İlk olarak gözün, anestezik göz damlası ile uyuşturulması sağlanmaktadır. Bu şekilde hastalar işlem sırasında herhangi bir acı ve ağrı hissetmez. Genel anestezi, bayıltma veya hastanede yatma söz konusu değildir. Operasyonda gözün içindeki lensin yuvasına çok odaklı göz içi mercekler takılır. Ameliyat sonrası göz bandajlanır ve hastalar evlerine gidebilmektedirler. Bir gece göz bantlı kalır ve ertesi gün gözden bandaj alınır. Hasta aynı gün görmeye başlar. Birkaç gün içinde diğer göze de aynı işlemler uygulanarak tedavi sonlandırılmaktadır.

Katarakt Ameliyatında Çok Odaklı Göz İçi Lens Kullanımı

Katarakt ameliyatında önceki yıllarda tek odaklı veya iki odaklı göz içi yapay mercekler kullanılmaktaydı. Üç odaklı göz içi lens kullanımı ise gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bunun nedeni tek bir lens ile tüm odak mesafelerinde net görüş elde edilebilmesinin sağlanmasıdır. Akıllı göz içi mercekler katarakt tedavisi için kalıcı çözüm sunmaktadır.

Katarakt ameliyatında trifokal mercek uygulaması Fako Yöntemi ile yapılmaktadır. Gözün anestezik damla ile uyuşturulması ile operasyona başlanmaktadır.

Özel durumlar dışında genel anestezi uygulanmaz. Öncelikle gözün içindeki saydamlığını kaybetmiş doğal göz merceği çıkartılır. Sonrasında akıllı göz içi lens yuvasına takılır. Aynı işlem birkaç gün sonra diğer göze de uygulanmaktadır.

Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Hastalara reçete edilen göz damlalarının düzenli kullanımı önemli bir husus arz etmektedir. İlk bir hafta yüz üstü yatılmamaya dikkat edilmelidir. 5 gün süresince göz suyla temas ettirilmemelidir. Hastalar 2 gün sonra rutin iş hayatlarına dönebilmektedirler. Ertesi gün hastanın ilk kontrolü hekim tarafından gerçekleştirilir. Rutin kontroller ise bir ay sonra ve 6 ay sonra şeklinde devam etmektedir


Çok Odaklı Göz İçi Merceğin Önemi Nedir?

Akıllı lenslerin en önemli özelliği, ara mesafelerde görme sağlamalarıdır. Bilgisayar kullanım mesafesi, televizyon izleme mesafesi, mutfak tezgâhına erişim mesafesi gibi görme kalitesinin en önemli olması gereken mesafelerde de görüş sağlanmaktadır.

Akıllı lensler (çok odaklı göz içi lensler), katarakt tedavisi ve çok odaklı görme problemlerinin giderilmesinde kullanılmaktadırlar.

Akıllı Lenslerin Avantajları Nelerdir?

Miyop, astigmat ve hipermetrop gibi göz kırma problemlerinin yanı sıra katarakt problemi yaşayan kişilerin tekrardan sağlıklı bir biçimde görebilmesine yarayan bir operasyondur. Akıllı lensler, göz doktorlarının çeşitli göz muayeneleri aracılığıyla yaptığı değerlendirmeler sonucu hastanın gözüne yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine karar verilir. Ayrıca bu değerlendirmenin kapsamında kişinin yaşadığı göz problemi dışında kişinin yaşı ve genel sağlık durumu gibi unsurlar da göz önüne alınmaktadır. Tedaviye hastanın kabul etmesi sonucu başlanır. Akıllı lenslerin avantajları şu şekildedir:

  • Hastalar operasyon sırasında herhangi bir ağrı, sızı veya acı hissetmez.
  • Ortalama olarak 10 dakikada tamamlanabilen bir operasyondur.
  • Operasyon sonucu takılan göz içi mercekler ömür boyu kullanılabilmektedir.
  • Ameliyat sonrasında hastaların göz numaralarında ilerleme olmaz.
  • Akıllı lensler sayesinde birden çok odak mesafesi gözlük takmadan görülebilmektedir.
  • Katarakt gibi göz hastalıkları için tedavide akıllı mercek kullanımı ile hastalarda bir daha katarakt oluşumu gerçekleşmez.
  • Bazı göz kırma problemlerinde lazer tedavisi ile düzelemeyecek derecede ileri göz numaraları olan hastalara uygulanabilmektedir.
  • Operasyon sonucunda görme kalitesinde ciddi artış gözlenmektedir.
  • Göz içi mercek operasyonu sonucunda hastanın hastanede yatışına gerek yoktur.
  • Akıllı Lens Fiyatları 2022

    Hastaların tüm mesafeler için göz kırma kusurlarının giderilmesine yardımcı olan akıllı lenslerin ücretleri, menşeine göre ve kalitesine göre değişiklik göstermektedir. Bu unsurlar dışında akıllı lens fiyatları belirlenirken göz önüne alınan bir diğer unsur, hastanın ihtiyaçlarıdır. Astigmatı olanlar ve numaralarına göre çok odaklı göz içi mercek ücreti değişiklik göstermektedir. Ayrıca üretici firmaya göre de akıllı lens ücretleri değişiklik göstermektedir. Göz kırma kusurları dışında katarakt cerrahisinde de kullanılan akıllı lenslerin ücretleri belirlenirken tüm ameliyat maliyeti dikkate alınmaktadır. Ülkemizdeki  diğer kurumlarda olduğu gibi kurumumuzdaki akıllı lens operasyonu kalitesi de Avrupa ve diğer batılı ülkelerdeki standartlardadır. Ancak fiyatların bahsi geçen ülkelerdeki kadar yüksek olması söz konusu değildir. Gözlerimiz her zaman en kaliteli malzemelerle birlikte en optimum tedavi ortamını hak etmektedir.

    Akıllı Lens Kimlere Takılabilir?

    Akıllı lens,  40 yaş üzerinde gözlük takmak istemeyen uzak veya yakın ile birlikte hem uzak hem de yakın görme problemi yaşayan tüm hastalara uygulanabilmektedir. Eğer hasta 35 yaşını aşmış ve göz numarası lazerle düzeltilemeyecek derecede bozuk ise akıllı lens takılabilmektedir. Ayrıca ileri yaşlarda katarakt problemi yaşayan hastalara da akıllı mercekler uygulanabilmektedir.

    Ameliyat Ağrı Yapar mı?

    Ameliyat öncesinde hastanın gözleri damla anestezi ile uyuşturulacağı için hasta, operasyon sırasında hiçbir ağrı hissetmez.

    Ameliyat Ne Kadar Sürer?

    Akıllı lens ameliyatı, gözün uyuşturulması, gözdeki problemli doğal merceğin alınması ve genel hatlarıyla akıllı lensin yerleştirilmesi işlemlerini kapsar. Ameliyat süresi her bir göz için yaklaşık 10 dakikadır. Fakoemülsifikasyon yöntem kullanılarak yapılan bir ameliyattır. 2 seans halinde gerçekleştirilir. Bir göz ameliyat edildikten birkaç gün sonra diğer göz aynı süre içerisinde ameliyat edilmektedir.

    Ameliyat Sonrasında Hastanede Kalınır Mı?

    Hayır akıllı lens ameliyatı sonrasında hastalar hemen taburcu edilmektedir.

    Akıllı Lens Ameliyatından Sonra Gözlük Kullanmam Gerekir Mi?

    Hayır. Mmeliyatı sonrasında göz numarası sabitlenmektedir.

    Akıllı Lens İçin Kataraktın Başlaması Mı Gereklidir?

    Akıllı lens operasyonu yalnızca kataraktın giderilmesiyle sınırlı olmamakla birlikte yüksek numaralı gözlüklerden kurtulmak isteyen ve lazer tedavisi için uygun olmayan hastalara da uygulanabilmektedir.

    Operasyon Sonrasında Ne Zaman Araç Kullanabilirim?

    Operasyon sonrasında görüşte hafif bulanıklık söz konusu olabilmektedir. Bu koşullarda araç kullanımı kesinlikle tavsiye edilmez. Ancak 3 gün sonrasında araç kullanılabilmektedir.

    Lazer Olan Kişiye Akıllı Lens Takılabilir Mi?

    Daha önce lazer tedavisi geçirmiş ama istediği sonucu alamamış hastalara da akıllı lens tedavisi uygulanabilmektedir. Çünkü her iki tedavi gözün farklı bölgelerine uygulanmaktadır. Bu nedenden dolayı lazer tedavisi olmuş olmanın akıllı mercek taktırılmasına herhangi bir etkisi yoktur.

    Lazer Tedavisi ile Farkları Nelerdir?

    Lazer tedavisi, astigmat, miyop ve hipermetrop gibi göz kırma problemleri için uygulanabilirken akıllı lens hem bahsi geçen göz kırma problemleri için hem de katarakt tedavisi için uygulanabilmektedir. Lazer tedavisi için 18 yaş ve üstünde olmak gerekirken akıllı lens operasyonu için 40 yaş ve üzerinde olmak önerilmektedir.


    LAZER AMELİYATLARI

    Göz lazer ameliyatı, miyop, hipermetrop, astigmat ve uygun durumdaki keratokonus problemlerinin giderilmesine yönelik yapılmaktadır. Bu tedaviler göz çizdirme olarak da anılmaktadır. Bahsi geçen bu problemler, kişilerin günlük yaşamını zorlaştıran ve bireylerin kendi başlarına yaşama imkanlarını çok ileri seviyelerde azaltabilen sağlık problemlerindendir. Sağlıklı bir görme için kontakt lens veya gözlük kullanımını zorunlu kılan bu görme problemleri, kişilerin yaşam konforunu düşürmektedir. Kişinin günlük yaşamına devam edebilmesi için gözlük kullanımı, birçok kişi açısından istenmeyen bir durum olabilmektedir.

    Geçmiş yıllarda göz numarası bozuk olan kişiler için gözlük kullanımı zorunlu bir durum sayılmaktaydı. Sonraki yıllarda kontakt lenslerin çıkmasıyla birlikte bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Ancak kontakt lenslerin sürekli takılıp çıkarılabilmesi nedeni ile kişilerin yaşadığı çeşitli zorluklar vardır. Bu lensler, ayrıca gözü enfeksiyon kapmaya yatkın hale getirmeleri gibi nedenlerle gözlük kullanımına karşın bazı avantajlı olmayan durumlar barındırabilmektedirler.

    Son 20-25 yılda tıp alanındaki teknolojik gelişmelerle birlikte gün geçtikçe daha güvenli bir hal almış olan göz lazer ameliyatı teknolojileri sayesinde, hastalar gözlük veya kontakt lens dışında görme kusurlarının giderilmesine yönelik kalıcı bir alternatife sahip olmuşlardır. Bu alternatiflerin birçoğu halk arasında göz çizdirme ameliyatı olarak bilinmektedir.

    Lazer Göz Ameliyatı (Göz Çizdirme) Nedir?

    Lazer göz ameliyatı, halk arasında “göz çizdirme” olarak bilinmektedir. Genel uygulamalar miyop, hipermetrop, astigmat ve presbiyopi (yaşa bağlı yakını görememe) gibi görme problemlerinin çözümüne yöneliktir.

    Bahsi geçen bu nedenler ve daha birçok farklı nedenden dolayı uygulanabilen lazer göz ameliyatı, çeşitli muayene prosedürleri sonrası, doktor tavsiyesi ile yapılmaktadır. Burada dikkat edilecek hususlardan bazıları, hastanın kornea kalınlığı ve şeklinin tedavi için uygunluğudur. Ayrıca hastanın yaşı, sağlık geçmişi ve görme kusurunun numarası da göz lazer ameliyatı için uygun olup olmadığına karar verilmesi açısından önem arz eder.

    Lazer son derece güçlü bir ışık türüdür. Günlük hayatın bir çok alanında yakma, kesme, buharlaştırma gibi farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Operasyon için kullanılan ışık ile genel anlamda bir kesme ve bölme durumu söz konusu değildir. İşlem sırasında hastanın belli bir noktaya sabit bakması istenmektedir ve korneanın dış yüzeyinde belirli bir bölgeye noktasal olarak lazer ışını gönderilerek göz çizdirme operasyonu uygulanır.

    Lazer Göz Ameliyatı Kimlere Yapılabilir?

    • 18 yaşından büyüklere yapılabilmektedir. Çünkü bu yaşa kadar gelişim henüz tamamlanmadığı için  gözlük numaralarının büyüme ihtimali söz konusudur. Bu yüzden 18 yaşından küçük kişiler operasyona uygun değildir.
    • Kornea kalınlığı uygun olan hastalara yapılabilmektedir. LASIK ve iLASIK lazer uygulamalarından farklı olarak no touch laser uygulaması kornea yapısı ince olan hastalara da uygulanabilmektedir.
    • Daha önce katarakt ameliyatı olmuş kişilere ve retinasında yırtık tespit edilmiş kişilere de uygun ön koşullar sağlandıktan sonra uygulanabilmektedir.
    • Aşırı yüksek olmayan astigmat ve hipermetrop hastaları ile yüksek numaralı miyop hastalarına da yapılabilmektedir.
    • Kornea katmanında çeşitli izler ve lekeler barındıran hastalara uygulanabilmektedir.


Ameliyat Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Lazer göz ameliyatı (göz çizdirme) öncesinde hasta göz ve çevresine herhangi bir makyaj yapmamalıdır ve parfüm kullanmamalıdır. Ayrıca ameliyat günü kan sulandırıcı ilaçlar da kullanmamalıdır. Kontakt lens kullanan hastalar operasyondan birkaç gün önce kontakt lens kullanımını bırakmalıdırlar. Hastanın durumuna özel olarak dikkat etmesi gereken başka hususlar var ise doktor, hastayı ameliyat öncesi hazırlık aşamasında ne yapması gerektiğiyle ilgili bilgilendirecektir.

Lazer Göz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Halk arasında “göz çizdirme” olarak bilinen No touch lazer, LASIK ve iLASIK için farklı uygulamalar söz konusu olmakla birlikte genel prosedürü şu şekilde ilerlemektedir:

  • Hasta operasyonun yapılacağı alana girer ve lazer yatağına sırtüstü uzanması sağlanır.
  • Bir gözü açık kalacak şekilde hastanın göz çevresi, sterilize bir örtüyle kapatılmaktadır.
  • Damla anestezi yöntemiyle göz uyuşturulmaktadır. Hasta işlem sırasında hiçbir ağrı hissetmez.
  • İhtiyaç görülmesi halinde işlem sırasında heyecanlanmaması için hastaya sakinleştirici verilebilmektedir.
  • Damla dökülüp uyuşturulan gözün etrafı iyice temizlenmektedir.
  • Uygulama tek bir günde iki farklı göz içinde yapılabilmektedir. 
  • Operasyon sırasında göz kapağının açık tutulması için ekartör yerleştirilir ve böylece operasyona başlanır.

Operasyon prosedürleri her bir tedavi çeşidi için giriş aşamasından sonra farklılık göstermektedir.

Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

  • Doktor tarafından verilen damlalar ve ilaçlar özenle kullanılmalıdır.
  • Bir hafta kadar göze darbe almamak ve sert hareketlerle ovuşturmamak gerekmektedir.
  • İlk 1 ay spor aktiviteleri koruyucu gözlüklerle yapılmalıdır.
  • Ameliyattan sonraki birkaç gün boyunca operasyon bölgesine su değmemelidir.
  • UV ışıktan mümkün olduğunca korunmalıdır, gün ışığının keskin olduğu saatlerde güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
  • Ameliyattan hemen sonra araç kullanılmamalıdır.
  • İlk hafta özellikle efor isteyen yorucu işlerden kaçınılmalıdır.
  • Doktorun belirttiği sürede düzenli kontrollerin yapılması aksatılmamalıdır.


Göz Kapağı ve Göz çevresi ameliyatları

Göz kapağı ameliyatıgöz kapağı düşüklüğü (pitozis) ve göz kapağı estetiği amacıyla yapılan cerrahi müdahalelerin tümüne verilen isimdir.

Üst ve alt kapakların temel işlevi gözün dış etkenlerden korunmasıdır. Bu nedenle göz kapaklarının sağlıklı görünümü estetik açıdan önemli olduğu gibi işlevini sağlıklı bir biçimde yerine getirebilmesi de kişinin görüş kalitesi açısından oldukça önemlidir.

Göz Kapağı düşüklüğü

Göz kapağı düşüklüğü (pitozis), üst kapağın normalden daha aşağıda konumlanması neticesinde görüşü engellemeyecek ya da göz bebeğini kapatarak engelleyecek düzeyde düşmesidir. Pitozis olan kişiler, genellikle görme bozukluğu ya da üst göz kapaklarından kaynaklı sarkma nedenli kozmetik rahatsızlık şikâyeti ile hastaneye başvururlar. Kapak düşüklüğü, tek taraflı ya da çift taraflı olabilir. Söz konusu rahatsızlık, doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkmış da olabilir. Göz kapağı düşüklüğünün hızlı yönetimi, uygun değerlendirme sonrası tanı ve buna bağlı olarak tedavi ile mümkündür.

Göz Kapağı Düşüklüğü Nedir?

Göz kapağının gözün bir kısmını ya da tamamını engellediği, fonksiyonel ve kozmetik sorunlara yol açabilen duruma göz kapağı düşüklüğü denir. Bu tanıdan şüphelenilen hastada göz bebeği (pupil) ile kapak arasındaki mesafe ölçülür. Bu mesafe 2 mm’den az olduğunda göz kapağı düşüklüğü vardır denilebilir. Pitozisin tek bir sebebi yoktur. Pek çok farklı sebebi olan bu durum, yetişkinlerde ve çocuklarda ortaya çıkabilir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Belirtileri

Göz kapaklarının birinde veya her ikisinde düşme/sarkma olması ana belirtidir. Göz kapağı düşüklüğü, belirtiler verdiğinde hastanın genellikle ağrı şikâyeti olmaz. Bu sebeple ağrının olduğu durumlarda başka tanılara yönelmek daha doğru olacaktır. Pitozis kozmetik olarak problem yaratan ya da görüşünüzü engelleyebilen bir durumdur. Özellikle çocuklarda bu rahatsızlık varlığında görüş etkilendiği için çocuk, daha iyi görebilmek adına başını geriye atabilir ve sık sık çenesini yukarı kaldırabilir. Kimi zaman yetişkinlerde de bu semptom görülebilir. Bu sorunu yaşayan kişiler, kapağı kaldıran kas kaynaklı bir problemden dolayı düşüklük yaşıyorlarsa gözlerini açabilmek için kaşlarını kaldırmak zorunda kalabilirler. Zamanla bu hareketler baş, boyun ve yüzdeki kasları etkileyebilir.

Çocuklarda pitozis varsa, ambliyopi yani göz tembelliği gelişmiş olabilir. Çocuklarda henüz bariz bir şekilde söz konusu belirtiler görülmeye başlamadan da kapakların kıvrımlarına bakmak erken tanıda yardımcı olabilir. Her iki kapak kıvrımının simetrik olmaması, kapak düşüklüğünün habercisi olabilir.

Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis) Nedenleri Nelerdir?

Göz kapağı düşüklüğü neden olur sorusunun cevabı bu rahatsızlıktan muzdarip hastalar tarafından sıklıkla merak edilir. Kimi zaman gerçekten pitozise sahip olunmasa bile bu rahatsızlık varmış gibi görünebilir. Çeşitli sebeplerle organik herhangi bir sorun olmamasına rağmen sarkık duran bir kapak varlığına yalancı kapak düşüklüğü denir. Tanı için öncelikle kapak düşüklüğünü, yalancı kapak düşüklüğü ile ayırt etmek önemlidir. Göz sağlığını pek çok açıdan etkileyen göz kapağı düşüklüğü doğuştan (konjenital) ya da sonradan edinilmiş olarak ortaya çıkabilir. Konjenital olmayan kapak düşüklüğünün sebepleri şu şekilde gruplanabilir:

  1. Nörojenik nedenli: Üst göz kapağını hareket ettirmekle görevli kası (levator kası) uyaran sinirlerdeki sıkıntılar sonucu nörojenik kapak düşüklüğü ortaya çıkabilir. Örneğin beyinden çıkan sinirlerden biri olan üçüncü sinir felcine neden olabilen Horner sendromu, multipl skleroz (MS) gibi hastalıklar buna yol açabilir.
  2. Miyojenik nedenli: Kapağı yukarı kaldırmakla görevli kasta (levator kası) ortaya çıkabilecek bir kusur (miyopati) veya kası uyarmakla görevli sinir hücrelerinin bu kas ile birleştiği yerdeki kusurlar (nöromüsküler kavşak), Myastenia Gravis gibi hastalıklar buna neden olabilir.
  3. Mekanik nedenli: Kapağın üst kısmında ortaya çıkabilecek, kanser dokusu, yara izleri, kontakt lens vb. gibi bazı normal şartlarda orada bulunmasını beklemediğimiz dış yapıların kitlesel etkisi nedeniyle kapağı yukarı kaldıran kasın işlevi bozulur.
  4. Aponevrotik nedenli: Yaşlanma, travma veya geçirilen bir ameliyat sonrası yan etki nedeniyle ortaya çıkar. Kapağı yukarıya kaldıran kasın tendonlarındaki sıkıntıların neden olduğu kapak düşüklüklükleridir. Tıp dilinde involüsyonel pitozis olarak da bilinir.
  5. Travmatik nedenli: Kapaktaki levator kasının bir şekilde dış etmenlerle aldığı travma sonrası kesilmesi, yırtılması vb. nedenlerle ortaya çıkan kapak düşüklükleridir.

    Erişkinlerde Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavisi

    Uzman doktorunuz ihtiyacınız olan tedaviye karar vermeden önce mutlaka kapak düşüklüğünün nedenini bulacaktır. Tam görme muayenesi, kan testleri ve görüntüleme testleri; yetişkinlerde bu durumun sebebinin bulunması açısından önemlidir. Uzman göz doktorunuz, kapağı yukarıya kaldıran kasın daha iyi çalışmasına yardımcı olmak için ameliyat önerebilir. Edinilmiş kapak düşüklüğünden muzdarip olan bazı yetişkinlerin tedavisinde kullanılabilen yeni nesil damlalar da vardır. Reçete ile ulaşabileceğiniz bu ilaçlar, kapağı kaldıran kaslara üzerinden etki eder. Konjenital olmayan pitozise sahip yetişkinlerde damla kullanıldıktan sonra kapak daha geniş açılır. Ancak bu damlanın işe yaraması için her gün kullanılması gereklidir ve ayrıca her konjenital olmayan pitoziste işe yaramayabilir. Bu yüzden bu damlanın sizin durumunuza uygun olup olmadığını doktorunuza danışarak bilgi alabilirsiniz.

    Bazı kapak düşüklüğü durumlarında yetişkin hastalara da ameliyat önerilebilir. Ameliyat büyük bir prosedür olarak değil, ayakta tedavi şeklinde yapılır. Bu da demektir ki, ameliyat olduktan hemen sonra evinize dönebilirsiniz. Ameliyat sırasında yalnızca ilgili yer ve etrafındaki alanı uyuşturmak için anestezi kullanılır. Buna lokal anestezi denir. Lokal anestezi sonrasında bazen yalnızca kapağı kaldıran kasta küçük bir ayarlama yapılıp ameliyat bitirilebilir. Bazen, şiddetli kapak düşüklüğünde levator kasının güçlendirilmesi ve hatta kapağa tekrar bağlanması gerekebilir. Her ameliyatta olduğu gibi göz kapağı düşüklüğü ameliyatı da olası riskler ve ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek komplikasyonlara sahiptir. Uzman doktorunuzdan bu konu ile ve pitozis ile ilgili diğer tüm sorularınızda sizi bilgilendirmesini isteyebilirsiniz.









Blefaroplasti Neden Yapılır? 

Göz kapağı ameliyatı yani blefaroplasti, alt veya üst kapaklarda görüşü ve dolayısıyla görme kalitesini etkileyecek bozukluklar dışında yapılan, estetik amaçlı cerrahi müdahalelerin tümüne verilen isimdir. Göz kapağı estetiği, oküloplastik cerrahinin en sık uygulanan alt dallarındandır.

Özellikle yaşın ilerlemesine paralel olarak elastik yapısını kaybetmeye başlayan ve gevşeyen ciltte yer çekimin de etkisi birleşince, sarkmalar ve kırışıklıklar meydana gelebilmektedir. Bunlar dışında alt kapaklardaki yağlanmanın öne doğru fışkırması ile birlikte torbalanmalar da görülebilmektedir. Tüm bu istenmeyen görüntü göz kapağı ameliyatı ile düzeltilebilmektedir.

Doğal bir süreç olan yaşlanma dışında göz kapakları ve çevresinde güneş ışınlarına maruz kalma, uyku düzenin bozukluğu, aşırı alkol ve sigara kullanımı ve hava kirliliği gibi etkenler nedeniyle estetik dışı bir görünüm ve yaşlanma sürecinin hızlanması gibi faktörler ortaya çıkabilmektedir. 

Tıp literatüründeki adı blefaroplasti olan bu operasyonlar ile hem alt hem de üst kapakta ortaya çıkan yaşlanma, travma, genetik ve enfeksiyonlar gibi nedenlerle ortaya çıkan estetik dışı görünümün giderilmesi ve kişinin daha genç bir görünüme kavuşturulması amacıyla uygulanmaktadır.

Blefaroplasti uygulamalarında, sarkma, kırışıklık, göz altı torbaları, göz kenarındaki çizgilerin oluşumu ayrıca üst kapak ve kaş bölgesinde genellikle yaşa bağlı olarak meydana gelen düşüklüklerin giderilmesi ayrıca kaş kaldırma gibi işlemler çeşitli cerrahi müdahaleler ile gerçekleştirilir. Bahsi geçen göz kapağı estetiği uygulamaları sonrası, hastaların daha genç ve sağlıklı bir görünüm elde etmesi amaçlanmaktadır.

Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Göz kapağı ameliyatı uygulamasından önce hasta göz doktoru tarafından çeşitli tetkikler ile değerlendirilir. Bu değerlendirme sonrasında hangi yöntemin uygulanacağına karar verilir.

Göz kapağı ameliyatı uygulamaları genel olarak operasyon öncesinde yapılan ölçümler doğrultusunda, kapak üzeri ve çevresinde çizimler yapılmasıyla başlar. Bu noktada ameliyat sürecini alt ve üst kapak için ayrı ayrı ele almak gereklidir.

Üst Göz Kapağı Ameliyatı:

Göz kapağı ameliyatı operasyonu üst kapak için söz konusu olduğunda, operasyon öncesi hastanın detaylı ameliyat planı çıkartılmadan evvel sadece cilde mi yoksa cilt alt dokusuna mı müdahale edileceği belirlenmektedir. Ayrıca yağ torbalarının ve bunların çökme ile fıtıklaşma alanlarının belirlenmesi, bu durumlara eşlik eden gözyaşı bezesinde sarkma olup olmadığı ve üst kapak düşüklüğünün varlığı ile birlikte bu düşüklüğe eşlik eden kaş düşüklüğünün varlığı önceden tespit edilmelidir. Bu tespitler sonucunda ameliyat planlanmalıdır.

Ameliyat aşamasında ise önceden çeşitli çizimler ve işaretlemelerle müdahale edilecek alan ölçümler doğrultusunda çizilir. Cerrahın planı çerçevesinde doku alımı gerçekleştirilir. Cerrah tarafından gerekli görüldüğü taktirde kapak düşüklüğü, gözyaşı bezi sarkmaları ve kaş düşüklüğü eşzamanlı olarak düzeltilebilmektedir.

Üst göz kapağı estetiği sonrası, ameliyat izinin görünmemesi amacıyla üst kapak katlanma çizgisinden yapılan kesiler, estetik dikişler ile kapatılmaktadır.

Alt Göz Kapağı Ameliyatı:

Göz kapağı ameliyatı operasyonları alt kapak için söz konusu olduğunda, genellikle koyu göz altı halkaları, torbalar ve alt kapaktaki sarkmalara yönelik olarak yapılmaktadır. Operasyon öncesinde yapılan gerekli incelemelerde alt torbalanmanın nedeni, alt kapağı tutan çeşitli yapılardaki olası gevşeklikler, kapak ve göz arasındaki ilişki ve gözyaşı boşaltım siteminin durumu detaylı bir şekilde incelenmektedir. Ayrıca “ameliyat sırasında müdahale edilmesi gereken farklı bir durum var mı?” diye sorgulanmaktadır. Bu inceleme sonrasında hastaya uygulanacak operasyonun temel niteliklerine karar verilmektedir.

Göz kapağı ameliyatı alt kapak için yapılırken, kapak içerisinden açılan kesiler ile yağ yastıkçıklarının alınması veya yer değiştirmesi işlemi yapılır. Ayrıca cerrah gerekli gördüğü taktirde cilt derisine de müdahale edebilmektedir. Ameliyat sonrası ilk günlerde hafif bir şişlik yaşanabilmektedir.

Ameliyat sonrasında, ameliyat izinin görünmemesi amacıyla kapak katlanma çizgisinden yapılan kesiler, estetik dikişler ile kapatılmaktadır.










Uygulanan Tedaviler

Estetik Göz Ameliyatı
Estetik Göz Ameliyatı
Astigmat
Astigmat
Kataract
Kataract
Lens
Lens
Diyabet ve Hipertansiyona Bağlı Göz Hastalıkları
Diyabet ve Hipertansiyona Bağlı Göz Hastalıkları
Kuru Göz Sendromu
Kuru Göz Sendromu
Glokom (göz tansiyonu)
Glokom (göz tansiyonu)
Hipermetrop
Hipermetrop
Keratokonus
Keratokonus
Miyop
Miyop
Nöro Oftalmoloji
Nöro Oftalmoloji
Oküloplasti ve Protez Göz
Oküloplasti ve Protez Göz
Pediatrik Göz Hastalıkları
Pediatrik Göz Hastalıkları
Presbiyopi
Presbiyopi
Refraktif Görme Kusurları
Refraktif Görme Kusurları
Retina Dekolmanı
Retina Dekolmanı
Şaşılık
Şaşılık
Üveit
Üveit
Sarı Nokta Hastalığı
Sarı Nokta Hastalığı
<